10 DÖVME Sayfaya git: 1, 2, 3, 4, 5, Sonraki |
Yazar
Mesaj
Sanık ayağa kalk!
BeaLzeBuB tüm onuruyla ayağa kalkar.
"Anlat, ne diyorsun suçlamalar hakkında" diye sorar hakim.
BeaLzeBuB ortalama bir dwarftan daha uzun, yaklaşık 280 yaşında, uzun gri saçlı ve kaslarının her birinde dwarf dilinde dövmeler olan biriydi.
Sağ omzunun dış kaslarındaki dövmeyi gösterir. Dwarf dilinde GURUR(1) demektir. Hemen dirseğinin altındaki dövmeyi gösterir... BİLGELİK(2)...
"Bu dövmeler" diye girer konuşmasına...
... hizmet ettiğim her kentten bir armağandır bana. Sol kulağının altından omuzlara kadar uzanan teraziyi gösterir. Bu tüm kentlerin yüce meclisinden, kadim dostlarım tarafından verildi der. 9 dövmeyi temsil eder.
Uzatma konuya gir! diye çıkışır hakim.
BeaLzeBuB durumu anlamıştır. Ne anlatsa nafile, ne söylese karar değişmeyecektir. Hüküm çoktan verilmiştir.
Başka diyeceyim yoktur... Salondakilerin uğultusu altında sandalyesine oturur ve sakallarını kaşımaya başlar. Ne zaman bir dwarf sakallarını kaşısa o gün dünya düzeni değişir.
Ortalık birden kararır, gün gece olur. Yüksek ve taş meclisin direkleri sallanır. Derinlerden ejderha homutuları yükselir...
Yaklaşık 2000 sene sonra...
Küçük DaGua babasının pantolonunu çekiştirerek, "BeaL dedemi anlat, hadi anlat" der.
Babası; "oğlum 100 kere anlattım yine mi anlatayım, git şurdaki ateşi korla daha yapmamız gereken yüzlerce mızrak var" der. "Hadi ama anlat anlat, çok değişik bir hikaye lütfen" diye ısrar edince baba anlatmaya başlar.
2000 yıl kadar önceydi. Britain ve minoc arasında muazzam bir demir ticareti vardı. Yıllarını demir ustalığına vermiş olan deden artık kumaş ve yün ticaretini de elinde bulunduruyordu. Deden herkes tarafından sevilen sayılan birisiydi. Soyumuzda bulunan hiç kimse 9 dövme mertebesine erişememişti. Bu nedenle onu kentler arası sadakat ve barış elçisi seçip, mecliste bir sandalye vermişlerdi. Soğuk bir kış gecesi, meclisin tüm sandalyeleri tatilde iken,şehir karışır. Haftalardır dedenin uyarılarını dinlemeyip, insanlara sataşan, kuralları hiçe sayan üstelik tanrıların yazdığı "Mukaddes Yehid Kuralları" nı bile bozan Aria'nın evinin önünde kızgın bir kalabalık birikmişti. Aria'nıın evinin önü sarı taşlarla çevriliydi. Bilirsin ki bizim ulusumuzun rengi gri'dir, taş grisi. Başka renkler bizi, soyumuzundan atalarımızdan uzaklaştırır.
"Sarı mı?" diye araya girdi DaGuA. "Ne kadar da gereksiz."
Gelde onu Aria'ya anlat. Deden daha sonra kalabalığı yarıp Aria ile yüzyüze konuşmuş ve bir kaç uyarıda bulunmuş. Konuşmaları camdan dinleyen Aria'nın samimi arkadaşları ev önünde toplanan halkı "BeaL, Aria'yı tehtit ediyor, BeaL tehtit ediyor, böyle barış elçisi mi olur. Bu bize hakarettir" gibi konuşmalarla galyana getirip olaylar çıkmasına vesile olmuşlar. Daha sonra birbirini takip eden olaylar silsilesi sonunda deden yüce mecliste, yargılanmadan sürülmek istenmişti.
İşte en heyecanlı kısmı, diye bağırdı küçük DaGuA...
Bahsettiğim 9 dövmeyi hatırlıyormusun. Bir tanesi AYDINLIK(3) simgesiydi ve bu dövenin gücüyle günü geceye çevirdi. DOSTLUK(4) dövmesiyle, karanlık zindanlardan 4 başlı ejdarha dostlarını çağırdı. Meclis salonunda kargaşa ve korku hakimdi. İnsanlar karanlıkta sağa sola kaçışırken birbirlerine çarpıyordu. BeaL deden KUDRET(5) ile ayağa kalkmış 15 dwarf boyuna yükselmişti. GÖRKEM(6) ve İHTİŞAM(7) doluydu. Karanlıkta sadece gözleri parlıyor ve insanlar, meclisin ortasında ki dev dwarfı etrafında halka şeklinde duruyorlardı. Ejderhalar büyük bir gürültüyle meclisin ikonalarla süslü camından içeri girip dedenin yanında durdular. Ejderhaya eski dwarf dilinde birşeyler fısıldadı, ejderha ağzındaki kılıcı dedene verdi. SAVAŞÇILIK(8) ve YETENEK(9) dedenin en belirgin dövmeleriydi. Mecliste bulunan tüm kalabalığı kılıçtan geçirdi ve ejderhaya binip oradan uzaklaştı.
Peki dedem şimdi nerde? diye sordu ufaklık.
Gitti, geri gelirmi bilinmez. Belki başka bir dünyaya yeniden doğar.
Peki 10'uncu dövme nedir baba?
Deden meclistekileri öldürdü mü sanıyorsun? Hayır, sadece hepsinin alnına kılıcıyla bir dövme yaptı. .. :: UTANÇ(10) :: ..
---------------------------------------------------
Odhinn beni modluğa ilk teklif edendi, kendisine teşekkür ediyorum.
Venus'e ise söyleyecek söz bulamıyorum. Beni mod yaptığından beri benimle 1 kere konuşmadı bile. ö.m atıp kullanıcıların dertlerini açıkladım. Cevap alamadım. Kendi çekincelerimi yazdım, cevap alamadım. Msnde online görmek zaten mümkün olmadı. Yahu adama ulaşabilmek için page attım ordan bile ulaşamadım. Sanırım server ile çok meşguldü. Kendisini elbette suçlamıyorum. Elinden geleni yapıyor server için. Ama bana tek bir kelime etmemesini ayıpladım demeliyim. Sonuçta bana görev vermişsin. Beğenilmiyorsa oturur konuşursun, anlatırsın, şikayeteri dile getirirsin. Ben çocuk değilimki, itiraz edeyim. Ama kendi kadrondan birini bile dinlemeden infaz ediyorsan, bu yöneticiliğe girmez. O bahsi geçen konuyu bile özür dileyerek kilitledim. Böyle olması kırıcı oldu benim için. Venus'u emekleri için hakkını yemeden tebrik ediyorum ama insanları dinlemeyi öğrenmesini tavsiye ederek huzurlarınızdan ayrılıyorum.
Bu oyun keyfe keder bir eğlence,
BS kasmak tam bir işkence,
Bana lazım uzun bir dinlence,
Gittim buralardan
Üstüme gelen hançeri görünce...
BeaLzeBuB tüm onuruyla ayağa kalkar.
"Anlat, ne diyorsun suçlamalar hakkında" diye sorar hakim.
BeaLzeBuB ortalama bir dwarftan daha uzun, yaklaşık 280 yaşında, uzun gri saçlı ve kaslarının her birinde dwarf dilinde dövmeler olan biriydi.
Sağ omzunun dış kaslarındaki dövmeyi gösterir. Dwarf dilinde GURUR(1) demektir. Hemen dirseğinin altındaki dövmeyi gösterir... BİLGELİK(2)...
"Bu dövmeler" diye girer konuşmasına...
... hizmet ettiğim her kentten bir armağandır bana. Sol kulağının altından omuzlara kadar uzanan teraziyi gösterir. Bu tüm kentlerin yüce meclisinden, kadim dostlarım tarafından verildi der. 9 dövmeyi temsil eder.
Uzatma konuya gir! diye çıkışır hakim.
BeaLzeBuB durumu anlamıştır. Ne anlatsa nafile, ne söylese karar değişmeyecektir. Hüküm çoktan verilmiştir.
Başka diyeceyim yoktur... Salondakilerin uğultusu altında sandalyesine oturur ve sakallarını kaşımaya başlar. Ne zaman bir dwarf sakallarını kaşısa o gün dünya düzeni değişir.
Ortalık birden kararır, gün gece olur. Yüksek ve taş meclisin direkleri sallanır. Derinlerden ejderha homutuları yükselir...
Yaklaşık 2000 sene sonra...
Küçük DaGua babasının pantolonunu çekiştirerek, "BeaL dedemi anlat, hadi anlat" der.
Babası; "oğlum 100 kere anlattım yine mi anlatayım, git şurdaki ateşi korla daha yapmamız gereken yüzlerce mızrak var" der. "Hadi ama anlat anlat, çok değişik bir hikaye lütfen" diye ısrar edince baba anlatmaya başlar.
2000 yıl kadar önceydi. Britain ve minoc arasında muazzam bir demir ticareti vardı. Yıllarını demir ustalığına vermiş olan deden artık kumaş ve yün ticaretini de elinde bulunduruyordu. Deden herkes tarafından sevilen sayılan birisiydi. Soyumuzda bulunan hiç kimse 9 dövme mertebesine erişememişti. Bu nedenle onu kentler arası sadakat ve barış elçisi seçip, mecliste bir sandalye vermişlerdi. Soğuk bir kış gecesi, meclisin tüm sandalyeleri tatilde iken,şehir karışır. Haftalardır dedenin uyarılarını dinlemeyip, insanlara sataşan, kuralları hiçe sayan üstelik tanrıların yazdığı "Mukaddes Yehid Kuralları" nı bile bozan Aria'nın evinin önünde kızgın bir kalabalık birikmişti. Aria'nıın evinin önü sarı taşlarla çevriliydi. Bilirsin ki bizim ulusumuzun rengi gri'dir, taş grisi. Başka renkler bizi, soyumuzundan atalarımızdan uzaklaştırır.
"Sarı mı?" diye araya girdi DaGuA. "Ne kadar da gereksiz."
Gelde onu Aria'ya anlat. Deden daha sonra kalabalığı yarıp Aria ile yüzyüze konuşmuş ve bir kaç uyarıda bulunmuş. Konuşmaları camdan dinleyen Aria'nın samimi arkadaşları ev önünde toplanan halkı "BeaL, Aria'yı tehtit ediyor, BeaL tehtit ediyor, böyle barış elçisi mi olur. Bu bize hakarettir" gibi konuşmalarla galyana getirip olaylar çıkmasına vesile olmuşlar. Daha sonra birbirini takip eden olaylar silsilesi sonunda deden yüce mecliste, yargılanmadan sürülmek istenmişti.
İşte en heyecanlı kısmı, diye bağırdı küçük DaGuA...
Bahsettiğim 9 dövmeyi hatırlıyormusun. Bir tanesi AYDINLIK(3) simgesiydi ve bu dövenin gücüyle günü geceye çevirdi. DOSTLUK(4) dövmesiyle, karanlık zindanlardan 4 başlı ejdarha dostlarını çağırdı. Meclis salonunda kargaşa ve korku hakimdi. İnsanlar karanlıkta sağa sola kaçışırken birbirlerine çarpıyordu. BeaL deden KUDRET(5) ile ayağa kalkmış 15 dwarf boyuna yükselmişti. GÖRKEM(6) ve İHTİŞAM(7) doluydu. Karanlıkta sadece gözleri parlıyor ve insanlar, meclisin ortasında ki dev dwarfı etrafında halka şeklinde duruyorlardı. Ejderhalar büyük bir gürültüyle meclisin ikonalarla süslü camından içeri girip dedenin yanında durdular. Ejderhaya eski dwarf dilinde birşeyler fısıldadı, ejderha ağzındaki kılıcı dedene verdi. SAVAŞÇILIK(8) ve YETENEK(9) dedenin en belirgin dövmeleriydi. Mecliste bulunan tüm kalabalığı kılıçtan geçirdi ve ejderhaya binip oradan uzaklaştı.
Peki dedem şimdi nerde? diye sordu ufaklık.
Gitti, geri gelirmi bilinmez. Belki başka bir dünyaya yeniden doğar.
Peki 10'uncu dövme nedir baba?
Deden meclistekileri öldürdü mü sanıyorsun? Hayır, sadece hepsinin alnına kılıcıyla bir dövme yaptı. .. :: UTANÇ(10) :: ..
---------------------------------------------------
BeaLzeBuB yazmış:
Odhinn yazmış:
BeaLzeBuB yazmış:
Odhinn yazmış:
Odhinn beni modluğa ilk teklif edendi, kendisine teşekkür ediyorum.
Venus'e ise söyleyecek söz bulamıyorum. Beni mod yaptığından beri benimle 1 kere konuşmadı bile. ö.m atıp kullanıcıların dertlerini açıkladım. Cevap alamadım. Kendi çekincelerimi yazdım, cevap alamadım. Msnde online görmek zaten mümkün olmadı. Yahu adama ulaşabilmek için page attım ordan bile ulaşamadım. Sanırım server ile çok meşguldü. Kendisini elbette suçlamıyorum. Elinden geleni yapıyor server için. Ama bana tek bir kelime etmemesini ayıpladım demeliyim. Sonuçta bana görev vermişsin. Beğenilmiyorsa oturur konuşursun, anlatırsın, şikayeteri dile getirirsin. Ben çocuk değilimki, itiraz edeyim. Ama kendi kadrondan birini bile dinlemeden infaz ediyorsan, bu yöneticiliğe girmez. O bahsi geçen konuyu bile özür dileyerek kilitledim. Böyle olması kırıcı oldu benim için. Venus'u emekleri için hakkını yemeden tebrik ediyorum ama insanları dinlemeyi öğrenmesini tavsiye ederek huzurlarınızdan ayrılıyorum.
Bu oyun keyfe keder bir eğlence,
BS kasmak tam bir işkence,
Bana lazım uzun bir dinlence,
Gittim buralardan
Üstüme gelen hançeri görünce...







Duruşu, konuşması, tavrı ve asaleti ile bizlere ders vermiştir.
Varsayılan şikayet ve suçlamalardan ötürü bu durumda bırakılan BealzeBuB; O ki, yanlış davranış sergilememden ötürü bana karşı gösterdiği hoşgörü ve öğretici tavırla aklımda herzaman yer edicek bir şahsiyet.
Kesin bir şey var ki o da alınan bu kararın ağır ve yanlış olduğudur.
Sağlıcakla kal...
Varsayılan şikayet ve suçlamalardan ötürü bu durumda bırakılan BealzeBuB; O ki, yanlış davranış sergilememden ötürü bana karşı gösterdiği hoşgörü ve öğretici tavırla aklımda herzaman yer edicek bir şahsiyet.
Kesin bir şey var ki o da alınan bu kararın ağır ve yanlış olduğudur.
Sağlıcakla kal...



1. sayfa (Toplam 5 sayfa) [ 47 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |